Yeni Yabancılar Kanunu

Türkiye’de yabancılar hukuku mevzuatı, yabancı uyruklu vatandaşlara tanınmış haklara bağlı olarak oluşturulan özel kanunlar ve bazı genel kanunlar içerisine serpiştirilmiş yabancılarla ilgili maddelerden oluşmaktadır. Başka bir ifade ile Türkiye yabancılar hukukunda yabancıların haklarını tek bir düzenleme altında toplayan kanun yoktur.

Bu kanuni düzenlemelerin bir kısmını sıralayacak olursak;Yabancıların çalışma haklarını düzenleyen 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun

Yabancıların Türkiye’de şirket kurmalarını düzenleyen 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu

Yabancıların Türk Vatandaşlığını kazanması konusunu da düzenleyen 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu

Yabancıların Türkiye’de gayrimenkul edinmesi hakkını düzenleyen 2644 sayılı Tapu Kanunun 35. Maddesi gibi.

Ancak Türkiye’de yaşayan yabancıların tümünü ilgilendiren ve yabancılar hukuku denildiğinde akla ilk gelen haklar vize ve oturma iznidir. Yabancılar için vize ve oturma izinlerinin en önemli haklar olmasının nedeni yabancıların sahip olduğu ve özel kanunlarla düzenlenmiş yukarıda saydığımız hakların birçoğu yabancıların doğru vize ile ülkeye giriş yapması ve oturma izni sahibi olmasını gerektirmektedir.

Vize ve oturma izni hakları Yabancılar Hukuku içinde yer alan en temel haklardan olmasına karşın bu hakları düzenleyen spesifik tek bir kanun, başka birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de yoktu. Yabancılar için son derece önemli bu hususlar 5682 sayılı Pasaport ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanunun ve başka birçok kanun içine serpiştirilmiş başka hükümlerle yürütülüyordu.

Hatta biz uygulayıcıların yıllardır gördüğü deneyime dayanarak söyleyebiliriz ki Yabancıların ikamet ve vize hakları daha çok İç İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Yabancılar Hudut İltica Daire Başkanlığı tarafından yürütülen genelgeler ile somut olarak uygulanıyordu. Genelge ve yönetmelik gibi düzenlemeler ikincil nitelikte dediğimiz, kanunlardan sonra gelen ve düzenlenmesi, değiştirilmesi, kaldırılması daha kolay olan hukuksal düzenlemelerdir.

Vize ve ikamet haklarının genelgelerle düzenlenmesi uygulamada yabancılar için birçok sıkıntı yaratmakta, çıkarılan bir düzenleme bazen diğeri ile çelişmekte, yapılan bir düzenleme Türkiye’ye bir sonra geldiğinizde kaldırılmakta idi.

Uluslar arası Hukuk, Yabancıların ve vatandaşların sahip olduğu haklar ve uygulamalar arasındaki farkın en az aza indirgenmesini amaçlar iken devletler, gerek uluslar arası konjonktüre gerek global krizlere gerek ikili devlet ilişkilerine ve gerekse kamu düzenine ilişkin ortaya çıkabilecek sıkıntılara karşı esnek olabilmek ve refleks verme kabiliyetine sahip olabilmeyi ister. Bu nedenle uluslar arası hukuk, bazı temel yabancı haklarının kanun ile düzenlenmesini ister iken devletler, bu hakların kolay değiştirilebilir ve kaldırabilir, idareye geniş takdir hakkı tanıyan ikincil düzenlemeler ile yapılmasını tercih ederler.

Türkiye ise Avrupa Birliği’ne uyum çalışmaları çerçevesinde Yabancıların en temel hakları olan vize, ikamet, sığınma, mülteci ve mültecilik hakları,ülkeye giriş, giriş yasağı, sınır dışı etme (bilinen adıyla deport), terke davet, geri gönderme merkezleri (bilinen adıyla yabancılar pansiyonu), itiraz ve yargı yolları konularını düzenleyen 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslar arası Koruma Kanunu 04/04/2013 tarihinde kabul etmiştir.Kanun, bir yıl sonra yani 04/04/2014 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu kanunda düzenlenen haklar zaten Türkiye’de yabancılara uzun yıllardır tanınan haklar olmasına rağmen bu hakların Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlaştırılarak, bir bütün şeklinde, kanun düzenlemesi altında toplanması Türk Yabancılar Hukuku açısından Türkiye’nin Yabancılar Hukuku konusunda nasıl bir yol izlediğini gösteren son derece önemli bir gelişmedir.

Türkiye’de vatandaşların sahip oldukları hak ve hürriyetler ile yabancıların sahip oldukları haklar ve hürriyetler arasındaki farklılıklar yukarıda ifade edilen kanunlarla son on yılda giderek azaltılmış, gerek yabancıların gayrimenkul edinmesinde gerek şirket kurmalarında, gerek çalışmalarında Türk vatandaşlarının bu konularda sahip oldukları haklara yakın hale getirilmiştir.

Elbette 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslar arası Koruma Kanunu’nun uygulanmasında sıkıntılar yaşanacaktır. Şimdiden söz konusu kanunun Nüfus Hizmetleri Kanununa, Yabancıların Nüfus Kayıtlarının Tutulması Hakkındaki yönetmeliğe ve diğer bazı düzenlemelere uyumlu olmadığını söylemek mümkündür. Ancak kanun yürürlüğe girmesinden kısa bir süre sonra bu küçük sıkıntıların da aşılacağı, yabancılar hukukunda Türkiye’de yaşanan diğer gelişmeler de göz önüne alındığında Türkiye’nin yakın bir gelecekte uluslar arası hukuk ve yabancılar hukuku konusunda birçok Avrupa Birliği ülkesinden dahi ileri düzeyde olacağını söylemek mümkündür.

Özal Hukuk Bürosu
Copyright © 2015
icon Ataturk Blv., Guneş Sit., B-Blok 17-1,
Konyaalti, Antalya, Turkey.
London:132-134 Lots Road SW10
0RJ Chelsea LONDON
icon Т. +90 242 229 97 21
T. +44 755 168 28 68
F. +90 242 229 97 51
telefon +90 541 229 97 21 (Eng, Tr)
+90 541 551 61 83 (Rus)
+90 532 60118 04 (Ger)